Türkiye'de Kadın Üniversitesi - Prof. Dr. Tuncay Ozgünen / Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi-Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi12 Eylül 1914; Türkiye'de Kadın Üniversitesi'nin Açılış Tarihidir... Türk toplumu 12 Eylül tarihi ile ABD destekli bir darbeyi eşleştirdiği için genelde yıl dönümlerini ah-vah ile anımsar ve yaptıranları göz ardı edip yapanları kınayarak anar. Oysa 12 Eylül, toplumsal evrimimizde en önemli dönemeçlerden birinin aşıldığı kritik bir tarihtir. Özellikle kadınlarımızın ikinci plana itilmeye çalışıldığı karşıdevrim evrelerinde önemle anımsanması, anımsatılması ve bayram olarak kutlanılması gereken bir gündür. Umarım ve dilerim ki, 12 Eylül, 2009'dan itibaren bu önemli anlamıyla kutlanır...
12 Eylül'ü bu denli önemli kılan niteliği Sayın Serpil Çakır'ın kaleminden (Osmanlı Kadın Hareketi / Kadın Araştırmaları, Metis Yayınevi, 1996) aşağıda sunacağım. Özellikle, başta kadın akademisyenlerimiz olmak üzere, tüm Cumhuriyet kızlarının bayramlarını içtenlikle kutlarken; üniversite kapısında kız çocuklarımıza sahip çıkılması için önemli bir girişimi başlatan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayın Figen Doran'a sevgi ve saygılarımı iletiyorum.
'Gerek kadınların yoğun talebi, gerek sayıları artan kız idadileri ile kız öğretmen okullarının gereksinimlerini karşılama düşüncesi, kadının yükseköğrenim hakkına kavuşturulması gereğini beraberinde getirdi. Bu amaçla ilkin, 7 Şubat 1914'te Darülfünun Konferans Salonu'nda haftada dört gün olmak üzere herkese açık dersler verilmeye başlandı. Bu dersleri sayıları 600-700'e varan kadınlar büyük bir ilgiyle izledi. Bu girişim, 12 Eylül 1914'de bir Kız Üniversitesine dönüştürüldü. (İnas Darülfünunu).
...Edebiyat, riyaziyyat, tabiat ve sanayi-i nefise dersleri kondu. Kız Üniversitesinde dersler önceleri Darülfünun binalarında ayrı dershanelerde yapılırken; kız ve erkek öğrencilerin sınıfları ayrı da olsa, aynı binalarda karşılaşmaları uygun görülmediğinden okul Cağaloğlu'na taşındı. Yükseköğrenimin karma hale getirilmesi ancak 1921'de gerçekleşecekti.
Uygulamanın başlatılmasında İsmail Hakkı Baltacıoğlu ve Süleyman Paşazade Sami Bey'in önayak olduğu açık dersler: Besim Ömer Paşa, Salih Zeki Bey ve Selim Sırrı tarafından veriliyordu. Matematik, kozmoğrafya, fizik, hukuk-ı nisvan, terbiye-i bedeniye, hıfzı sıhha, tarih ve terbiye derslerini kapsıyordu. (Türkiye Maarif Tarihi / N.A.Kansu / Muallim Ahmed Halid Kütüphanesi, 1931).
İnas Darülfünunu sadece yüksek öğrenim vermekle kalmamış, kısa dönemli meslek kursları ile: Umumi ticaret, daktilografi, defter tutma, Türkçe, rakamları ve harfleri anlayacak kadar Fransızca ve hesap dersleri de vermiş; iş hayatına atılmak isteyen kadınların eğitilmesinde önemli rol oynamıştı. (Türkiye Maarif Tarihi / O.N.Ergin / Osmanbey Matbaası, 1939).
Karma eğitim, Maarif Nazırı Ali Kemal'in üniversite rektörlüğüne gönderdiği yazılı emirle gerçekleşmişti. Ancak İstanbul Üniversitesi Rektörü Babanzade Ahmed Naim Bey: 'Ben bunu tatbik edemem. Kız ve erkek çocukların diz dize oturmalarına razı olamam. Bu benim dinime muhaliftir.' diyerek bu emri uygulamak istememişti. Bu sözleri işiten üniversite öğrencilerinin protesto amacıyla Türk Ocağı'nda toplanmasını, kendi güvenliği için tehlike gören rektör; öğrencilerin toplu olarak binaya girmelerini önlemek üzere üniversiteye polis çağırmış ve üniversiteyi kordon altına aldırmıştı. (Emin Erişirgil / İslamcı Bir Şairin Romanı / Yayına Hazırlayan Aykut Kazancıgil-Cem Alper, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1986).'
Kaynak : www.teksatir.com.tr